Skip to content

İzmir Fatihi Yüzbaşı Şerafettin Bey ve ÜÇÜNCÜ KILIÇ

Eylül 8, 2017

Milli mücadele’nin dönüm noktası olan Sakarya Meydan Muharebesi kazanılmış, Türk Milleti’nin morali yerine gelmişti.

Sadece Türk Milleti’nin mi?

Tüm Türk ve İslam Coğrafyası coşkuluydu bu zafer sonrasında.

Artık Türklerin 1699’dan beri süregelen geri çekilmesi son bulmuş, düşman Polatlı’da durdurulmuş hatta fevkalade yıpratılmıştı. Artık herkes bir taarruz bekliyor ve istiyordu.

İşte Ocak 1922’de ta Buhara’dan bir heyet geldi Ankara’ya. Hem zaferin coşkusunu paylaştılar, hem de taarruz için moral ve destek verdiler.

Heyet Buhara’dan boş gelmemişti. Yanlarında Buhara Halkı adına 3 değerli kılıç getirmişlerdi.

Kılıçlardan biri Başkomutan Mustafa Kemal’e verildi, 2. Kılıç İsmet Paşa’ya takdim edildi. Peki ya 3. Kılıç? 3. kılıç kimin içindi?

Buhara Heyeti’nin temsilcisi bu 3. kılıcın İzmir’e ilk girecek komutana verilmesini rica etti Mustafa Kemal’den.

Evet bu da gösteriyor ki İzmir ve İzmir’in kurtarılması o dönem için hem Türk, hem İslam dünyası için bir “Kızıl Elma” idi. Mustafa Kemal seve seve kabul etti bu teklifi.

26 Ağustos Sabahı taarruza başlamak üzre olan her askerin, her komutanın rüyalarını süslüyordu bu kılıç.

Ve işte 26 Ağustos sabahı Kocatepe’den Afyon’a, oradan Dumlupınar’a, Uşak’a ve nihayetinde İzmir’e doğru başlayan bu Büyük Taarruz’un sonunda 9 Eylül 1922’de ilk Türk Süvarileri İzmir’e girmeye başladı. Bu ilk süvari birliklerimizin başında da Fahrettin Altay Paşa’nın gözbebeği, akıncı Yüzbaşı Şerafettin Bey vardı. Daha sonra “İzmir” soyismini alıp İzmir Kızıl Elmasını ömrü ile bağdaştıran Şerafettin Bey, aynı zamanda İzmir Hükümet Konağı’na çıkıp Yunan Bayrağını indirip yerine şanlı Al Bayrağımızı diken komutanımızdır.

Ve savaşın bitimi, İzmir’in kurtulması ile birlikte işte bu Buhara’dan gelen 3. Kılıç Yüzbaşı Şerafettin Bey’e verildi. Şerafettin Bey bir ömür boyu bu kutlu armağanı bir şeref göstergesi olarak yanından ayrılmadı, ona sahip çıktı son nefesini verene kadar.

Ammavelakin Şerafettin Bey’in vefatından sonra kılıç eşi tarafından müzeye verilmek üzre İstanbul Valiliğine teslim edildi, daha sonra da kayboldu. Kılıç hiçbir zaman müzeye verilmedi, müzeye konulmadı.

 

Reklamlar
Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: