Skip to content

YUNAN ORDULARI BAŞKOMUTANINI ESİR ALAN ÇAVUŞ…

Ağustos 22, 2016

Büyük Taarruz’un ismi pek zikredilmeyen kahramanlarından biri olan AHMET ÇAVUŞ’tur.

Savaştan evvel Afyon cezaevinde gardiyanlık yapan bu kahraman asker, esir aldıkları Yunan askerlerinin içinde Yunan orduları başkomutanı nikola trikopis olduğunu bilmiyordu, işin bir başka ironik yanı da, Ahmet Çavuş tarafından esir alınan General Trikopis de Yunan orduları başkomutanı olduğunu henüz bilmiyordu, başkomutan olduğu kendisine Uşak’ta huzuruna çıktığı mustafa kemal atatürk tarafından bizzat tebliğ edilmiştir.

general trikopis, esir alınış anını şu şekilde aktarıyor;

“her tarafımız türklerle çevrilmişti. esir olacağımızı anlamıştık. bizde kılıcı düşmana teslim etmek küçüklük sayılır. durumun kötüye gittiğini gören yaverim, bir ara yanıma gelerek:
‘generalim kılıcını imha edelim’ dedi.
derhal kılıcımı verdim. önümde parçaladı.
bu sırada atım da vurulmuştu.
başka bir atla çemberi yarıp kaçmaya çalıştım. olmadı yakalandım.
atımdaki süvari kılıcını da aldılar.
ve beni ilk defa garp cephesi komutanı ismet paşa’nın yanına götürdüler. daha sonra mustafa kemal’in huzuruna çıkardılar.”

ahmet çavuş ise bu esir edişinin hikayesini şu şekilde aktarıyor;

“keşif için üç kişi dağa(elmalıdağ) tırmanmağa başladık.
yanımda saatli, tetikli, fitilli olmak üzere 11 bomba vardı.
arkamızdan da kırk kişi yollayacaklardı.
alaca karanlıkta tepenin bir boyun noktasına vardığımız zaman, 5 – 10 zabitin oturduklarını gördüm.
derhal bombalardan birisini yakalayarak, davranmayın, teslim olun, diye haykırdım. hepsi, ellerini kaldırdılar.
arkadaşlarım da yanına gelmişlerdi. ben önümüzde duran bir zabitin atını yularından yakalıyarak çektim.”

sordular:
-“ne kadar kuvvetiniz var?” dediler.
-“üç ordu, dedim. tamamen muhasara altındasınız. ya teslim olacaksınız, ya sizi gurup ateşine vereceğiz.”
-“hangi kıtaya kumanda ediyorsun?” dediler.
-“alay kumandanıyım”, dedim.

rütbemi sordular?

-“başçavuş…” dediğim zaman hepsi hayret içerisinde kalmışlardı.

hayretlerini gidermek için devam ettim:

-“bizde onbaşıdan fırka kumandanı bile var”, dedim.

onlara, torbalarımızdan peksimet çıkararak verdik. onlar da bize, bol bol sigara ikram ettiler.
ceplerimizi doldurduk.
biz onları böylece esir aldıktan epey sonra kaymakam hüseyin hüsnü beyle tabur kumandanımız fuat bey geldiler.

hüseyin hüsnü bey, esir zabitlerin içerisinden birisini, eliyle işaret ederek bana sordu:

-“bu zabitin kim olduğunu biliyor musun?”
-“ne bileyim, dedim. elin düşmanı… babamın oğlu değil ya!…”

fuat beyin gözleri faltaşı gibi açılmıştı:

-“trikopis, trikopis, diye haykırdı. yunan başkumandanı…”

trikopis’i uşak’a kadar getirdik.
orada bana bir istiklâl madalyası yazdılar. trikopis’in esvaplarını da bana hediye ettiler. geçen seneye kadar bu esvapları giyerdim.
şimdi bunlar azıcık eskidi. sokağa pek gelmiyor. evde saklıyorum…

Görsel-1) Ahmet Çavuş.

Görsel-1) Ahmet Çavuş.

Görsel 2 ve 3) Ahmet Çavuş’un kabri.

 

AHMET ÇAVUŞ BELGESELİ/NTV.

One Comment
  1. Hasan Özpunar permalink

    Sayfayı ilgiyle takip ediyorum.Yalnız bu başlık altında verilen fotoğraf Ahmet Çavuş’a ait değildir.Maalesef bazı internet sayfalarında yapılan hata burada da tekrar edilmiş.Yine Ahmet Çavuş’un kabri olarak verilen fotoğrafta Afyonkarahisar’ın Tınaztepe Kasabası’nda yine Kurtuluş savaşında şehit olmuş Sandıklı Ürküt Köyü’nden bir askerimize aittir.Ahmet Çavuş’un kabri Afyon şehir mezarlığında bulunmaktadır

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: