Skip to content

Bitmeyen Polemik; AYASOFYA’DA İBADET…

Nisan 11, 2015

(Görsel 1: Ayasofya)

Bugünlerde tüm medya organlarında bir haber silsilesi var. Flaş başlık şu; “AYASOFYA’DA 85 YIL SONRA İLK KEZ KURAN OKUNDU…”

Yalanın daniskası, dikalası…

Bu vesile ile tarihini bilmeyen ve her söylenene iman eden bir millet olduğumuz bir kez daha kanıtlanmış oldu.

Bakınız, Ayasofya’da 85 yıl sonra ilk kez Kuran okunmuş olması için, 2015 yılından 85’i çıkarırsak, 1930 senesine tekabül eder. Evet, 1930 yılında Ayasofya tadilata girdi ve bu sebeple halkın ziyaretine kapatıldı, 1934 yılında da müzeye dönüştürüldü.

Lakin 1932 yılının Kadir Gecesinde Dünyada bir ilk yaşandı…

1932 Yılının Kadir Gecesinde dünyada ilk kez radyolardan canlı mevlid okutuldu. Hem de Mustafa Kemal Atatürk’ün teşviki ve talebiyle. Hafız Yaşar Okuyan, Hafız Burhan, Beşiktaşlı Hafız Rıza, Beylerbeyi Hafız Fahri, Muallim Hafız Nuri, Sultan Selimli Rıza ve bunlara ilaveten 20 hafızın daha iştiraki ile dünyanın ilk naklen mevlidi ve Kur’an dinletisi AYASOFYA CAMİİ’nde gerçekleştirilmiştir.

Bu etkinliğe ön ayak olan Atatürk de Ayasofya Camisinden okunan bu mevlidi radyo başında takip etmiş, çok memnun kalarak bir sonraki gün mevlidi okuyan hafızları Dolmabahçe sarayında iftar yemeğinde ağırlamış, onlara fevkalade ilgi ve alaka göstermişti.

Tabi bu durumda tarihimize atılan bir lekeyi de böylece yalanlamış ve boşa çıkarmış oluyoruz.

AYASOFYA POLEMİKLERİ bununla sınırlı değil tabi.

Ayasofya Camii ile ilgili söylenen en büyük yalan Ayasofya’da namaz kılmanın, ibadetin Cumhuriyet Döneminde yasaklanmış olmasıdır.

Sevgili okurlar, bunlar hep mesnetsiz iddialardır. Sadece halkın dini duyguları ile oynayarak, bu hassas noktalarını istismar ederek çıkar sağlama amacıdır.

Şu bir gerçektir ki, Ayasofya Camii ibadete Cumhuriyet Döneminde değil, OSMANLI DEVLETİ DÖNEMİNDE KAPATILMIŞTIR.

(Görsel 2: Kayzer Wilhelm’in Ayasofya ziyareti)

Yukarıdaki Fotograf da Ayasofya’nın Osmanlı Döneminde ibadete kapatıldığının belgesidir. Bu fotograf 1917 tarihlidir ve Alman İmparatoru kayzer wilhelm‘in 3. defa İstanbul’u ziyaret ettiği sırada Osmanlı padişahı ve İslam Halifesi Mehmed Reşad’ın emri ve izni ile Ayasofya’yı ziyareti esnasında çekilmiştir. Fotografta da görüldüğü üzre hem Kayzer Wilhelm ve maiyetindeki Almanlar, hem de bizim Müslüman Osmanlılar, Ayasofya Camii’ne ayakkabıları ile girmişler, umarsızca gezinmektedirler.

Görüldüğü üzre Ayasofya’yı “Cami olmak”tan, kafir(!) denilen Atatürk değil, bizzat İslam Halifesi olan Osmanlı Padişahı çıkarmıştır.

Oysa Ayasofya bir cami, bir ibadethane olmaktan çok daha ötede bir yapıdır.

Ayasofya, İstanbul’un fethinden hemen sonra fethi gerçekleştiren kahraman ordumuzun fethin tamamlayıcı göstergesi olması adına SEMBOLİK olarak camiye çevrilmiş ve ibadete açılmıştır. Ama Fatih, Ayasofya’yı gerçek anlamda hiçbir zaman camiye çevirmemiş, Hristiyan tebanın inançlarına saygı göstermiştir.
İşte bu yüzden Ayasofya’nın içindeki hristiyanlık sembolü ikonalara dokunulmamıştır.
Oysa ki hepimiz çok iyi biliyoruz ki camide bu tip ikonalara, fresklere dinimizde yer yoktur.
Yani, kısaca, “AYASOFYA HİÇBİR ZAMAN FİİLİ OLARAK CAMİ OLMAMIŞTIR” diyebilmemiz teknik olarak gayet mümkün.

Ayrıca Ayasofya’nın duvarlarında yer alan ve Arapça olarak;
“Allah, Hz Muhammed, Hz Ebubekir, Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali” yazılı hattat kazasker mustafa efendi tarafından yapılan levhalar 19. yüzyılda yapılan tadilatta yerlerinden sökülmüş, lakin 1924 yılında bizzat Atatürk tarafından kaldırıldıkları depodan buldurularak yeniden yerlerine astırılmıştır.

DSCI3048

(Görsel 3: Ayasofya Camii’nde Osmanlı döneminde sökülüp, Atatürk tarafından tekrar yerine koydurulan dini imgeler)

Bakınız tekrar etmek gerekirse, Ayasofya’daki fresklere, ikonlara dokunmayan Osmanlı, Ayasofya’nın Cami olmasının alametleri olan levhaları kaldıran da Osmanlı, Ayasofya’yı ibadete kapatıp içinde turistik geziler düzenleyen yine Osmanlı…Ama kafir olan Atatürk ve Cumhuriyet rejimi…

Yok öyle yağma.

İstanbul’u fethedip “müjdelenen” komutan olan Hazreti Fatih Sultan Mehmet Han’ın Ayasofya’ya ne kadar önem verdiği, “mülk sahibi” olarak Ayasofya için bıraktığı vasiyetinden anlaşılabilir.

FATİH’İN AYASOFYA VASİYETİ;

İstanbul’un Fethi sonrası bu zaferin taçlanması adına Batı dünyasının, Hristiyanlığın ve Bizans’ın sembolü olan Ayasofya, Fatih Sultan Mehmet Han tarafından kendi ganimeti olarak tasfiye edildi ve Padişah Mülkü’ne katıldı, daha sonra da Fatih Han Ayasofya Mülkü ile ilgili şu vasiyeti yazdı;

“İşte bu benim Ayasofya vakfiyem,

Dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar.

Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse;  Allâh’ın, peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın.
Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.
Allâh’ın azabı onlaradır.
Allâh işitendir, bilendir.

(fatih sultan mehmed han / 1 haziran 1453)

(Görsel 4: Fatih Sultan Mehmet Han’ın “Ayasofya Vasiyeti” orijinal belgesi)

İşte Ayasofya’nın gerçeği. Ayasofya hakkındaki tüm polemikleri bitirecek bilgi ve belgeler…

Son olarak bir gerçek de şu ki, Ayasofya’da namaz kılıp ibadet etmek Cami müzeye çevrildikten sonra da hiçbir zaman yasak olmadı, yasaklanmadı…Ayasofya içinde mimberin solundaki alanda isteyen her müslüman namazını kıldı, duasını yapıp ibadetini ifa edebildi.

DSCI3067

(Görsel 5: Ayasofya Camii’nde namaz kılınabilen alan)

Şahsen ben de bu mekanda (3 sene önce) ziyaretim esnasında namaz kılıp dua etme imkanı buldum.

Sonuç olarak, günümüzde yaşadığımız bu polemiklerin tamamı bazı çevrelerin uydurduğu ve malesef halkın önemli bir kısmının araştırıp soruşturmadan inandığı safsata ve yalanlardan ibarettir. Cumhuriyet değerlerinin halkın hassas duyguları kullanılarak itibarsızlaştırılmaya çalışılmasıdır.

(V.E-BURSA-NİSAN 2015)

From → atatürk, osmanlı

3 Yorum
  1. Reblogged this on azunal34.

  2. XXX permalink

    2. Mehmet’in vakfiyesini koymuşsunuz ama okumadınız galiba?.. “bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse” diye ibare var.. Demek ki istenen buranın camii olarak kalması.

  3. Adem permalink

    Ayasofya orjinal olarak hristiyan ibadethanesi degilmidir ? Ortodoks mezhebinin katedrali degilmidir ? niye ortodoks cemaatine geri verilmiyor ? muslumanlara ait degilki sadece inat olsun diye namaza ibadete acilsin istiyorlar. ibadete acilacaksa klise olarak ibadete acilmali camii olarak degil.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: