Skip to content

ŞEHZADE BAYEZİT…

Şubat 21, 2014
Kanuni Sultan Süleyman-Hürrem çiftinin, Mehmed, Mihrimah, Abdullah ve Selim’den sonra gelen 5. çocuklarıdır.”ŞAHİ” mahlasıyla şirleri olan, kürt idriskürt ebussuud ve tahmasb‘ın Türk töresine yakışmayan kahpeliği ile bebek yaştaki evlatları ile birlikte katledilen ve bu katledilmesi, Kanuni’nin en önemli hatalarından biri olarak kabul edilen oğludur.

şehzade mustafa‘dan sonra, Şehzade Bayezid’in de babası tarafından katledilmesi Osmanlı’da basiretsiz padişahlar döneminin adeta başlangıcı olmuş, basiretsiz sarı selim‘e taht yolu ardına kadar açılmıştır.

Şehzade Mustafa’nın katledilmesinden ve Şehzade Cihangir’in ağabeyinin katline üzüntüsünden dolayı vefatının ardından, Kanuni-Hürrem çiftinin hayatta iki oğlu kalmıştı. Bunlar Şehzade Selim ve Bayezid idi.

Kardeşinden iki yaş büyük olan Selim Manisa, Bayezid ise Konya sancakbeyiliğinde bulunuyordu.
Şehzade Bayezid Konya’dan Kütahya sancakbeyiliğine atandı.
Bu durum, merkeze yaklaşması nedeniyle Bayezid’de babasının veliahtı olduğu kanısını uyandırmıştı.

Gün geçtikçe şehzadeler arasındaki rekabet kızışıyordu.
Ortamın iyice gerildiğini gören Kanuni Sultan Süleyman, Şehzade Selim’i Manisa’dan Konya’ya, Şehzade Bayezid’i de Kütahya’dan Amasya’ya tayin etmişti.
Bayezid Amasya’ya vardığında, Selim ile olan rekabete şiddetini arttırarak devam etti. Durumun kaçınılmaz bir çarpışmayla son bulacağını anlayan Kanuni, Selim’in kardeşinden daha güçsüz olduğunu bildiğinden, bazı beylerbeylerinin ona katılmalarını emretti.
Selim, Bayezid’i bir çembere almıştı ki, kardeşi çemberden sıyrılıp Ankara’ya ulaşmayı başardı.

Tarihler Haziran 1559’u gösterdiğinde iki şehzade kuvvetleri Konya’da karşılaştı.
Şiddetli çarpışmanın neticesinde padişah destekli Şehzade Selim galip gelmiş, kardeşi Bayezid ise önce Amasya’ya sonra da İran’a kaçarak şah tahmasb’a sığınmıştı.
Kanuni Sultan Süleyman ise Şah Tahmasb’a yazdığı mektubunda aradaki dostluğa binaen şehzade’nin teslimini isteyerek, aksi durumda İran topraklarına girmek zorunda kalacaklarını bildirdi.
Şah’ın ise Kanuni’ye cevabı Bayezid affına şefaat etme şeklinde oldu.
Ancak o’nu bir siyasi koz olarak kullanmaktan da geri durmuyordu.

Şehzade Bayezid ise babasına af mektupları yazmış, lala mustafa paşa tarafından tahrik edildiğini bildirmiş ise de, bu konudaki namelerin padişah’a ulaşmadığı sanılmaktadır.

Bunun dışında Şehzade Bayezid, babasına oldukça sanatlı şiirler yazarak ondan af dilemişti:

— alıntı —
ey serâser âleme sultân süleymânum baba,
tende cânum cânımın içinde cânanum baba,
bâyezidine kıyar mısıin benüm cânum baba?
bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

enbiyâ ser-defteri ya’nî ki âdem hakki-çün,
hem dahî mûsâ ile isâ vü meryem hakkı-çün,
kâinâtun serveri ol rûh-i a’zam hakki-çün,
bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

sanki mecnûnam bana dağlar başı oldu durak,
ayrılup bi‘l-cümle mâl ü mülkden düşdüm ırak
dökerüm gözyaşunu “vâ-hasretâ dad el-firâk”
bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

kim sana arzeyleye hâlim eya şâh-i kerîm
anadan, kardaşlarumdan ayrılup kaldum yetîm,
yok benüm bir zerre isyânum, sana hakdur ’alîm,
bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

bir nice ma’sûmum oldugun şehâ bilmez misin,
anlarun kanuna girmekden hazer kılmaz mısın
yoksa ben kulunla hak dergâhına varmaz mısın
bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

hak teâla kim cihânun şâhı itmüşdür seni,
öldürüp ben kulunu, güldürme şâhım düşmeni,
gözlerüm nûru oğullarumdan ayırma beni
bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

tutalum, iki elüm başdan başa kanda ola,
bu meseldür söylenür kim “kul günâh itse n’ola
bâyezidün suçunu bağışla kıyma bu kula,
bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.
— alıntı —

Buna karşılık Kanuni de oğluna bir şiir ile cevap veriyordu;

— alıntı —
ey dem-â-dem mazhar-ı tuğyân ü isyânum oğul,
takmayan boynına hergiz tavk-ı fermân’ım oğul,
ben kıyar mıydım sana ey bâyezid hânum oğul,
bî-günâhum dime bari, tevbe kıl cânum oğul.

enbiyâ vü evliyâ, ervâh-ı a’zam hakkıçün,
nûh u ibrahim ü musî ibn-i meryem hakkıçün,
hatm-ı âsâr-ı nübüvvet fahr-i âlem hakkıçün,
bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.

âdem adın itmeyen mecnun’a sahralar durak,
kurb-i taatdan kaçanlar daima düşer ırak,
tan degüldür dir isen “vâhasretâ, dâd-el-firak”
bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.

neşet-i hakdur nübüvvet, ram olan olur kerim,
“lâ-t’akul üf!” kavlini inkâr eden kalur yetim,
taat’a, isyana âlimdür hudavend-i azîm,
bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.

rahm ü şefkat, zib-i iman olduğun bilmez misün,
ya dem-i ma’sum’u dökmekten hazer kılmaz mısun,
abdi âzâd ile hak dergahına varmaz mısın,
bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.

hak reâya-yi muti-e ra’i itmişdür beni,
isterem mağlûb idem ağnâm’a zi’b-i düşmeni,
haşa lillah öldürürsem bî-güneh nagah seni,
bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.

tutalum iki elüm başdan başa kanda ola
çünki istiğfar idersün biz de afv-itsek n’ola
bayezîd’üm suçını bağışlaram gelsen yola,
bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.
— alıntı —

Tüm bunların neticesinde İran’a yüklü bir miktar altın ödenerek şehzade bayezid ve oğulları Erzurum’da teslim alınmış ve Şehzade ile oğullarının fetva ile onaylanan idam cezaları 23 temmuz 1562’de hemen orada boğulmaları suretiyle infaz olunmuştur.

Bayezid’in oğulları ve kendisinin cenazesi Sivas‘ta bulunan Melik-i Acem Türbesi‘nde yer almaktadır.
Bir baba olarak şunu anlamakta güçlük çekiyorum;–alıntı–
ey serâser âleme sultan süleymanım baba
tende cânım cânımın içinde canânım baba
bayezidin’e kıyar mısın benim cânım baba
bî-günahım hak bilür devletlü cânım baba.
–alıntı–

Hangi baba oğlunun bu sözlerinden sonra kendi kanından, kendi canından evladına ve hatta evladından olma torunlarına kıyabilir?
Bu nasıl bir sapkın ve basiretsiz zihniyetin, nasıl bir vahşi vandalizmin örneğidir?

muhteşem yüzyıl değil, “boktan bir yüzyıl”mış o dedikleri.

Gerek Şehzade Mustafa’nın, gerekse kardeşi Şehzade Bayezid’in katledilmeleri hayli trajik ve Osmanlı için büyük kayıplardır pek çok tarihçiye göre.

İkisinden biri yaşayabilse ve Sarı Selim yerine tahta geçebilseydi, bugün çok farklı bir durumda olabilirdik muhakkak.

ruhları şad, mekanları cennet olsun.

From → osmanlı

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: