Skip to content

Atlantik’te Yelken Basan Hollandalı Türk…KÜÇÜK MURAT REİS…

Şubat 17, 2013

Küçük Murat Reis, Atlantik’i kısa süreliğine de olsa bir Türk gölü(!) haline getiren Hollanda’lı türk denizcidir.

Asıl adı Jan Janszoon Van Haarlem olup, Hollanda kökenlidir. (bkz: dutchman)

İngiltere ve Hollanda kraliyetleri’nin her türlü korsanlık faaliyetlerini yasaklama kararının ardından müslüman olup Fas sultanı’nın himayesine girmiş, Fas’ın Atlantik kıyısındaki Sale limanını İspanyollardan alarak, “kurtarılmış bir korsan cumhuriyeti” kurmuştur.

Daha sonraki yıllarda Fas’ın Osmanlı’ya bağlanması ile birlikte Osmanlı’ya tabi olmuş ve Cezayir Beylerbeyi’nin emrine girerek, Osmanlı’nın “Atlantik Korsan Kuvvetleri” komutanı olmuştur.

Küçük Murat Reis’in en önemli akınlarından biri izlanda seferi‘dir.
Murat Reis, 1627 senesinde Cezayir limanı’ndan 15 parça gemi ile yelken açıp, cebelitarık‘tan çıkmış ve kuzeye soğuk ve sisli denizlere yönelmiştir.
Murat reis, bu harekata manş denizi‘ni geçerek başlamış, Kuzey Denizi boyunca danimarka ve norveç kıyılarına taarruz etmiş, 20 haziran 1627 tarihinde İzlanda açıklarında demirlemiştir.
bu bölgede 16 temmuz tarihine kadar 26 gün kalan Türk denizcileri, adayı kontrol altında tutmuş, 400 esir ve büyük bir ganimetle Cezayir‘e geri dönmüştür.
Yaklaşık 2800 deniz mili olan geri intikal seyri 27 günde tamamlanabilmiştir.

(murat reis’in akınlarını gösterir harita)
Murat Reis ve emrindeki kaptanlar, İngiltere‘deki prenslikler ve kontluklar başta olmak üzere, İzlanda, Norveç, İsveç ve Danimarka limanlarına ard arda saldırılar düzenlemiş, önemli miktarda ganimet ve esir ele geçirmişlerdir.

Danimarka‘daki kraliyet kütüphanesi‘nde 1628 senesinde yazılmış ve türklerin atlantik serüvenini belgeleyen bir kitapta piskopos olaf eigilsson “Türk denizcilerinin 1627 senesinde İzlanda’ya geldiklerini, kendisi de dahil, 300 kişiyi esir alarak cezayir’e götürdüklerini, daha sonra serbest kalarak İzlanda’ya geri döndüğünü” anlatmaktadır.
Yolculuğunda esirlere müslümanlar tarafından iyi davranıldığını, kendileri ne yemişse esirlere de aynısını yedirdiklerini, izlandalılara asıl kötü davrananların, sonradan müslüman olmuş İngiliz ve Danimarkalılar olduğunu bizzat o gemide esir bulunan piskopos Olaf Eigilsson söz konusu kitapta anlatmıştır.

(olaf  eigilsson’un murat reis’i tasvir ettiği kitabı)
Kopenhag‘da, “kgl bibliotek chistians brygge no: 8” adresinde yer alan kütüphanede bulunan diğer bir kitap, pek bilinmeyen iki türk denizcisini bizlerle tanıştırmaktadır, İzlanda‘nın başkenti reykjavik‘de 1852 yılında basılan ve h.haengsson ile h.hrolfsson tarafından beraberce yazılan, “litil saga umm herhla-up tyrkjans a islandi 1627” adlı eserde, Murat Reis‘in filosundan Arif ve Bejram (muhtemelen Bayram) adlı iki komutanın gemileri ile Beruşyord limanı‘na girdikleri anlatılmaktadır.
Aynı kütüphanedeki diğer bir kitapta, “Murat Reis, amiral olarak tanıtılmakta”, başka bir kitapta ise, “1631 senesinde Türk donanmasının 15 parça gemi ile İngiltere’ye geldiği ve daha sonra 12 parça gemi ile İzlanda’ya sefer düzenlediği” belirtilmektedir.

Kopenhag‘ın 60 km. uzağında bir liman şehri olan Helsingör‘de, müze olarak kullanılan hamlet’in şatosu’nun duvar pano ve tablolarında İskandinav limanlarındaki Türk denizcileri ve gemileri tasvir edilmektedir.
Stanley Lein Paul, “Devonshire kontluğu tarihi” adlı kitabında “Türk denizcilerinin, 1625 yılının ağustos ayında Plymouth ve Hardland point limanları açıklarında 27 parça ticaret gemisine el koyduklarını, suseks, hatas, devon, cornwell ve batı kıyılarındaki kontluklara ait kalelere akınlar düzenlediklerini” anlatmaktadır.
Ayrıca İzlanda’da Türk gülleleri halen sergilenmektedir.

Murat reis komutasındaki Osmanlı korsanları Büyük Britanya adasını da hedefleri arasına seçtiler.
İngiltere‘nin güneybatısındaki lundy adası 1625-1630 yılları arasında Türk korsanları tarafından ele geçirilerek, özellikle kuzeye yapılan harekâtları daha iyi destekleyebilmek amacıyla üs olarak kullanıldı.
Türkler, Bristol Kanalı‘nın açığında Lundy Adası‘nı almakla Bristol Liman ağzına hakim oldular.
Murat Reis‘in emrindeki Türk korsan filosu “land end”den yaklaşık 100 mil kadar içerde hard lend burnundan 11 mil açıktaki bu adayı üs yaparak batılı devletlere dehşet saçmaktaydı.
İngiltere, yıllarca Türkler‘i Lundy ve Scillya adalarından atamadı.
İngiltere kralı i.james ve oğlu i.charles‘ın tüm çabalarına rağmen İngiltere kıyılarına sadece 10 km mesafedeki bu küçük ada yaklaşık 5 yıl boyunca Türk korsanları‘ndan geri alınamayınca birçok İngiliz amirali kral tarafından görevden alındı.

1631’de de Türkler İngiliz limanlarını yıllık vergiye bağladılar.
İngiltere‘nin Bristol, Plymouth, Southampton ve İrlanda‘nın Cork ve Baltimore gibi birçok limanları Türk korsanları tarafından birçok kez vuruldu ve Atlantik ortasında yüzlerce İngiliz, İspanyol ve Hollanda gemisi ele geçirildi.
1627 yılında 10 gün içinde 27 İngiliz gemisi Türkler tarafından zaptedildi. 19 haziran 1631 gecesi İrlanda‘nın Baltimore limanı da Türk Korsanları tarafından zapt edilmiş ve bu olay sonunda ünlü şair Thomas Usborne Daways 56 mısralık uzun bir şiir yazmıştır.

Bugün tüm bunlar neredeyse hepimize bir hayal gibi gelmekte, lakin Osmanlı’nın döneminin süper gücü olduğu düşünüldüğünde ve o dönem devlet teşkilatının emin ellerde ve iyi yöneticilerin hakimiyeti altında olduğu düşünüldüğünde insana gurur veriyor.

Düşünsenize, bugün Türkiye’nin Atlantik’te bir donanma üssü olduğunu…

 

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: