Skip to content

MÜSTECİP ONBAŞI…

Kasım 13, 2011

 

birinci dünya savaşı‘nın en hararetli yıllarında batılı devletlerin bir hayli gerisinde kalmış bulunan osmanlı devleti ve ordusu tüm gücüyle dönemin teknoloji ve askeri anlamda süper güçleri olan düşmanlarına karşı kahramanca direnmekte ve çoğu cephede bu iman sayesinde başarılı olmaktaydılar.

ne var ki kara kuvvetlerinin bu başarıları denizlerde tam tersi yönde tezahur etmekte idi.

çanakkale boğazı‘nı üstün kuvvetleriyle geçemeyen müttefikler, kara çıkartmasında karar kılmış, tabyaları zaptederek boğaz savunmasını ve direnişini susturmayı amaçlamaktaydılar.
fakat boğaz çok iyi bir şekilde tahkim edilmiş ve savunma halindeki türk ordusu ikmal yollarının müsait olmasından dolayı çokça kayıplar vermesine rağmen yinede pervasızca ve kahramanca direnmekteydi.

kara savaşında başarılı olabilmek için müttefiklerin denedikleri yollardan biri de bu ikmal yollarını kapatmak ve çanakkale boğazı savunma kuvvetlerinin deniz vasıtasıyla aldığı yardımları kesmek ve bertaraf etmekti.
bunun için dönemin yeni silahlı gücü denizaltıları devreye soktular.
11 adedi britanya, 3 adedi fransız deniz kuvvetlerine bağlı müttefik denizaltı filosu marmara denizi‘nin derinliklerine karışarak osmanlı karasuları’nın tam göbeğine çeşitli akınlar düzenledi.
bu akınlar sonucunda osmanlı deniz kuvvetleri gerek askeri, gerek sivil olarak birçok kayıplar verdi.(marmara denizinde korku salan bu müttefik denizaltı filosu, irili ufaklı 300’e yakın osmanlı gemisini batırmış veya kullanılamaz hale getirmiştir) bu yüzden osmanlı levendleri ve deniz kuvvetleri her an bir düşman denizaltısı tarafından torpillenecek açık hedeflerdi.

çanakkale boğazı’ndaki müstahkem batarya ve gözetleme istasyonlarında ise sürekli bir denizaltı arayışı gözlemlenmekteydi.
çünkü boğazı geçecek her yeni denizaltı birçok şehit ve yeni batıklar demekti osmanlı için…

yine böyle bir günde nara burnunda devriye görevi yapan “sultanhisar” torpidobotunun batarya neferlerinden müstecip onbaşı bataryasının namlusunu uzakta seçebildiği bir karaltıya hedeflemekteydi. fransız “turquoise” denizaltısıydı bu.

fransız turquoise denizaltısı marmara denizi’nde deniz araçlarımıza taarruz etmiş, geriye dönerken havasım yenilemek için su üstüne çıkmıştı.
bu dönemeç yerde su altından gitmek tehlikeli idiydi de.
biraz sonra tekrar dalıp, suyun sır perdesi altına girecekti.

işte müstecip’in keskin gözü onu, bu sırada görmüş, ustalığı da mermiyi kulesine yapıştırmıştı.
turquoise yaralanmıştı. bir daha deniz altına dalamazdı.
teslim oldu.

adı da “müstecip onbaşı” oldu.

lakin mondros mütarekesi‘yle beraber bu savaş ganimeti denizaltımızı tekrar fransa‘ya teslim etmek zorunda kaldık.

ancak bu olay da türk savaş tarihindeki binlerce imkansız kahramanlık örneğinden biri olarak tarih sayfalarındaki yerini aldı…

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: