Skip to content

SOVYET SOSYALİST SOYKIRIMLAR BİRLİĞİ…

Ekim 31, 2011

1917-1991 yılları arasında demir yumrukla yönetilmiş olan dünyanın en büyük korku imparatorluğu olan sovyetler birliği’nin asıl adıdır.

sovyetler birliği komunist partisi’nin kanla yazılmış soykırımlar destanı şu bölümlerden oluşur;

a) ahıska türkleri soykırımı; öz be öz türk olan ahıska türkleri’nin 2. dünya savaşının başlamasıyla birlikte yerleşik olduğu yerlerden sürülerek uğratıldıkları soykırımdır. yerlerinden yurtlarından edilip sovyet rusya’nın dörtbir yanına dağıtılan ahıska türkleri’nin çok az bir kısmı günümüze ulaşabilmişlerdir. 1 milyon ahıska türk’ü bu soykırımda katledilmiştir.

b)kırım tatar türkleri soykırımı: kırım tatarları’nın nazi almanya ile işbirliği yapacağı düşünülerek yapılmış soykırımdır. 1.500.000 kırım tatar türk’ü katledilmiştir.

c)lapon soykırımı: finler’le işbirliği yapıyor bahanesiyle binlerce lapon sibirya’ya gönderilmiştir.

d)yakut türkleri soykırımı: 100-150.000 yakut türkü’nün katledildiği soykırımdır.

e)polonya soykırımı: ikinci dünya savaşı’nın başlangıcında nazilerle ittifak imzalayan sovyetler’in milyonlarca polonyalı’yı katlettiği soykırımdır.

f)don ve kuban kazakları soykırımı: tatarlara yapılan soykırım ile aynı şey bahane edilerek uygulanmış soykırımdır. 100.000 kazak katledilmiştir.

g)baltık halkları soykırımı:sovyetler birliğine katılmak istemeyen baltık halklarına karşı uygulanan soykırımdır. baskı ve sürgünlerle 400.000 leton, litvanyalı ve eston katledilmiştir.

h)ukrayna katolik soykırımı: dini yasaklayan sscb’nin imza attığı ve 250.000 ukrayna katoliği’nin katledildiği soykırım.

g)ukrayna kırımı ya da holodomor: sovyetler’in ukrayna ulus bilincini sıfıra indirmek adına imza attığı tarihin en vahşi katliamlarından biri. 10-12 milyon ukraynalı katledilmiştir.

i)kamuk-altay soykırımı: altay türkleri’ne ikinci dünya savaşı esnasında yapılan soykırımdır. 80.000 altay türkü katledilmiştir…

j)çeçen-inguş soykırımı: 500 bin çeçen ve inguş’un sürgün edilmesiyle gerçekleştirilen soykırım.

k)çerkes soykırımı: kafkaslar’da uygulanan bir diğer sistematik soykırım. 2 milyon çerkes katledilmiştir.

l)karaçay türkleri soykırımı: 30.000 karaçay türkü’nün sürgünlerde katledildiği soykırımdır.

m)volga germen soykırımı: slav olmayan az sayıdaki volga germenlerinin nazi saflarına geçeceği düşünülerek yapılmış ve 40.000 germen’in kurşuna dizilmesiyle vahşete dönüşmüş soykırımdır.

görüldüğü üzre komunist parti propagandaları yaparak “halkların kardeşliği” zırvaları söyleyen zevatlar bu konulara hiç değinmezler nedense.
bu konulardan bahsedildiğinde ise kendilerinin farklı komunist anlayışa sahip olduklarından dem vururlar ama bir yandan da sovyetler birliğine laf söyletmezler.

ayrıca, bu soykırımlar sadece insanlarla sınırlı kalmamış, tarihe de soykırım uygulanmıştır.
bugün türkler hakkında bilinenleri tersyüz edecek olan;
anav, Afanasyevo, Andronovo, Karasuk medeniyetlerine ait tarihi bulgular da sovyetler tarafından yok edilip gizlenmiş, böylece öntürklerin tarihi ile ilgili bir tarih soykırımına imza atılmıştır.

sovyet sosyalist soykırımlar birliği‘nin imza attığı bir başka soykırım ise bir doğa katliamı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan bir soykırım olan “aral havzası katliamı“dır…
20. yüzyıl’ın ortalarına kadar “aral denizi” diye adlandırılan ve çevresinin hayat kaynağı konumunda olan aral gölü’nün büyük bölümünün yerinde bugün “aralkum” adı verilen dünyanın en genç çölü yer alıyor.
tamam biz insanoğlu yüzyıllardır tabiatın dengesini alt üst ettik, denizlerimizi girilmez hale getirdik, birçok çevre felaketi yaratarak dünyayı yaşanmaz bir yer yapmaya çalıştık ama bu aral gölü ve havzasında yapılan uygulamalar başlı başına bir soykırım…

ikinci dünya savaşını takip eden yıllarda dünya artık iki kutba bölünmüş vaziyetteydi.
batı’nın karşısında büyük ve güçlü bir komunizm imparatorluğu dikiliyordu.
sahip olduğu doğal kaynakları, tabiyetindeki insanları, hayvanları dahi çekinmeden harcayabilecek bir imparatorluk…

bazı arkadaşlarımızın hayranlık beslediği bu korku imparatorluğu, pamuk tüketim talebini karşılamak amacıyla 1960’lı yıllarda aral gölü katliamını başlatıyordu…
aral gölü’nü besleyen iki damar olan seyhun ve ceyhun nehirleri yönleri değiştirilerek çölde tarım alanları yaratılır…buralardan alınan verimle milyonlarca hektar alana daha pamuk ekilir.
lakin damarları kesilen aral beslenememekte ve sıcak bir bölgede olmasının da etkisi ile kurumaya başlamaktadır.

sovyet yetkililer bu durumu 80’li yıllara değin görmezden gelir.
aslında yine görmezden geleceklerdir ama ortada aral diye bir göl kalmamıştır. zira 80’lerde aral iyice ufalmış ve ikiye bölünmüştür.
http://galeri.uludagsozluk.com/r/114002/+

90’lı yıllara gelindiğinde sovyet imparatorluğu’nun çökmesi ile başka gerçekler de ortaya çıkmaya başlamıştır.
zira aral gölü’nün yok edilmesi yüzbinlerce kilometrekarelik bir alanın iklimini, çevre koşullarını değiştirmiş, alt üst etmiştir.
birçok bitki ve hayvan türü yok olmuş, geçim kaynağı göl olan insanlar yeni yaşamlar kurmaya zorlanmışlardır.

tabii bir de seyhun ve ceyhun nehirleri vasıtası ile tarıma açılan çöl bölgelerinde çalışan-yaşayan insanlarda da birtakım biyolojik vakalar görülmüştür.
bölge insanları çöl alanına uygulanan kimyasal tarım ilaçlarının etkisi ile seri bir şekilde kansere yakalanmış, kanser bölgeye ait bir değer haline gelmiştir.
yıllar yılı gizlenen bu gerçekler yüzbinlerce insanın hayatına mal olmuş, bir o kadarı da bu hastalıklara bağlı olarak sakat kalmıştır.

aral havzasında yaşanan katliam ve soykırım sadece iklim değişikliği ve hatalı tarım politikası ile sınırlı değil elbet.

aral gölü üzerinde yer alan Vozrozhdeniya Adası sovyet rusya tarafından 50 yıl boyunca biyolojik silah geliştirme ve deney üssü olarak kullanılmış, tabii aral’ın yok olması ile ada olmaktan çıkmış, ana kara ile birleşmiş, böylece bu adada bulunan ve niteliği bugün dahi bilinmeyen türlü biyolojik silahların insanlıkla buluşması kaçınılmaz olmuştur.
bölgede tıbbın izah edemediği hastalık ve ölümler de bu Vozrozhdeniya Adası’ndan yayılan mikroplara bağlanmaktadır.

tabii bizim körlere göre komunistler cicidir, böyle şeyler yapmazlar…
inanmayın, asılnda aral gölü’nün suyunu ergenekon örgütü tarafından siverek’te özel çiftliklerde yetiştirilen inekler içti. onun için su bitti ve iklimi değişti.
bağlayın bu işi de ergenekon’a olsun bitsin…

yazık…
hepimiz ermeniyiz diye bağıran utanmazlardan biri de çıksın “hepimiz ukraynalıyız” yahut “hepimiz ahıska türkü’yüz” desin dişimi kırarım…

From → modern zamanlar

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: